• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/dogruterapimerkezi/
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905415447199
  • https://twitter.com/omer_dogru_DTM
  • https://www.instagram.com/dogruterapimerkezi/
  • https://www.youtube.com/channel/UCnbhPGpmDI3_F6vJ165xE6g?view_as=subscriber

Yrd.Doç.Dr.Ömer Doğru

''PSİKOLOG'' Aile Danışmanı & İletişim Uzmanı

Site Haritası
Saat
Takvim

<script data-ad-client="ca-pub-2967709272430144" async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>

Anasayfa

Panik ataklar aniden ortaya çıkan çok şiddetli kaygı nöbetleridir. Genellikle bir tetikleyici ile başlar. Bu tetikleyiciler kişinin korku duyduğu bir uyaran olabileceği gibi hafif bir çarpıntı, nefes açlığı, uyuşma hissi, sindirim sistemi belirtileri vs. gibi bedensel duyumlar da olabilir. Kişi bedensel duyumlarına odaklanır. Bu odaklanma duyumları daha belirgin ve şiddetli algılamasına neden olur. Beraberinde bu belirtilerin ciddi bir hastalığın ya da tehlikeli bir durumun işareti olarak düşünülmeye başlanır. Bu kaygıya, korkuya hatta giderek dehşete dönüşebilir. İnsanın kaygısının artması anksiyetenin fizyolojik tepkilerinin ortaya çıkmasının yolunu açar. Bu fizyolojik tepkiler: Kalpte hızlanma, ağız kuruması, nefesin hızlı ve kesik kesik olması, terleme, titreme, ellerde ayaklarda uyuşma, baş dönmesi, bulantı, kendi bedeninden ayrılıyormuş, ona yabancılaşıyormuş hissi, çevreye yabancılaşma hissi gibi belirtilerdir.
15.07.2020
Surat asmayı, kaşlarımızı çatmayı, bağırıp çağırmayı, stres yapmayı, ön yargılı olmayı, hüzünlenmeyi, eleştirmeyi, hep kötü ihtimalleri beklemeyi alışkanlık haline getirmişiz, iyimserlikleri rafa kaldırmış, dolaplara saklamışız... Asık suratla yaşamayı tercih ediyoruz, basit bir gülümsemeyi kendimize ve çevremizdekilere çok görüyoruz... Geçmişle ilgili olarak, aklımıza hep yaşanan kötü şeyleri getiriyoruz... Yaşanan güzellikler nedense aklımıza pek gelmiyor..... Olumsuzluk üretilen meclisleri terk edip kalkmak yerine, orada oturup onları dinlemeyi tercih ediyoruz... Hep oturuyoruz... Hep daracık evlere ve ofislere sıkışmış kalmışız. Tatil gününde AVM lere gidiyoruz. Aklımıza doğaya çıkmak, bir akşam yürüyüşü yapmak nedense pek gelmiyor. Birilerinin evine gittiğimizde kendi evimizle onun evini karşılaştırıyoruz. Ne güzel bak gezmeye gelmişsin, anın tadını çıkarıp stresini atsana... Hayır... Kendi evimizdeki eksiklikler kafamıza takılıyor... Evimizdeki FAZLALIKLARI nedense kafaya takmıyoruz... 🤔
27.06.2020
Su bütün inanç ve felsefelerde önemli ve ayırtedici bir ilham kaynağı ve dilsiz bir Murşit dir. Sufizim de bu daha öne çıkan bir ayırt edici ve teskin edici varlıktır. Türkçe de Su ya dair çok önemli deyim ve atasözlerimiz vardır. ''Suyuna Gitmek'' Suyu Bulandırmamak''Su Gibi aziz Ol'' Su Akar Yolunu Bulur'' gibi Suyun doğası bir felsefe anlatır. Mesela dağdan akan suyu düşünün. En az direnç gösteren yolu seçer akmak için. Yani önüne bir kaya çıkacak olursa onunla uğraşmaz, kayayla mücadele etmez, etrafından dolaşıp devam eder akmaya. Suyun bu doğasından alınan ilhamla şöyle der Sufiler: “Seninle uğraşan hiç kimseyle uğraşma, eğer uğraşırsan onunla aynı yerde kalırsın. Etrafından dolanıp devam et yoluna.” Diyelim ki dağdan akan su önüne çıkan kayanın etrafından dolaşamayacak bir yola denk geldi. O zaman ne yapar, birikip üstünden aşar. Yok eğer bu da olmuyorsa sabırla kayayı damla damla delmeye başlar. Kayayı delmeyi başaran suyun kuvveti değildir tabii ki, damlaların sürekliliğidir
28.05.2020
Toplumumuzda çocukların gelişimi ve eğitimi konusunda yeteri kadar özen gösterilmediği ve teknolojik imkankanların gelişmesiyle öz güven ve mahrem alan kavramının yeterince kavratılmadığı görülmektedir Çocukların kendisine karşı yapılabilecek davranışları ayırt etmeye ve sakıncalı olanlara karşı koruması için verilecek eğitimlerin çok erken yaşta başlaması gerekmektedir. Bilinç ve özgüvenin ,temkin ve özgürlüğün dengesinin iyi korunması ve Farkındalık oluşturulması sağlanmalıdır. İlk olarak ebeveynler çocukların ben sınırlarına özen göstermeli. Özellikle 3 yaşından sonra izin alınarak öpülmesi, eşya ve oyuncakları için izin istenmesi, odasına girerken kapısının çalınması çocuklara ben sınırlarının öğretilmesi açısından oldukça önemlidir. 3 yaşından sonra giyinirken, soyunurken, tuvalette ve banyodayken çocuğunuzun izin almasını sağlayın ki sizin de ben sınırlarınız olduğunu öğrensin.
20.05.2020
İnsan beyni sadece 1,4kg olmasına rağmen biraz karmaşık bir yapıdır. Peki insan beyni nasıl çalışır, nasıl karar verir, belki tüm bu sorulara tamamen bir cevap bulamayacağız ama üzerinde çok konuşacağız gibi görünüyor. Nasıl biri olacağımıza karar vere şey nedir? Genler. Genlerimiz mi ne kadar zeki olacağımız, hangi meslekleri yapacağımızı, akşam yemeğinde ne yiyeceğimizi belirliyor? Nasıl şekilleneceğimizi anne-babamız, akranlarımız ya da hayran olduğumuz yıldızlar mı belirliyor? Genlerin ve çevrenin insan üzerindeki etkisini araştırmanın bir yolu genleri tamamen aynı olan tek yumurta ikizlerini incelemek olmuştur. Bilim adamları tek yumurta ikizlerini matematik kabiliyetinden kansere yatkınlık konularına kadar genlerin etkisini araştırıyorlar. Tek yumurta ikizlerinin çocukluktan erişkinliğe kadar incelenmesi konusunda bugüne kadar sadece bir çalışma yapılmıştır ve sonuçlarını ancak 2066 da öğrenebileceğiz.
15.05.2020
... 11 ...

Son Güncelleme: Bugün

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret121516
Üyelik Girişi
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.56188.5961
Euro10.085110.1255
Hava Durumu

<script data-ad-client="ca-pub-2967709272430144" async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>