• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/dogruterapimerkezi/
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905415447199
  • https://twitter.com/omer_dogru_DTM
  • https://www.instagram.com/dogruterapimerkezi/
  • https://www.youtube.com/channel/UCnbhPGpmDI3_F6vJ165xE6g?view_as=subscriber

Yrd.Doç.Dr.Ömer Doğru

''PSİKOLOG'' Aile Danışmanı & İletişim Uzmanı

Site Haritası
Saat
Takvim

<script data-ad-client="ca-pub-2967709272430144" async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>

Anasayfa

Travma sonrası stres bozukluğu travmatik bir yaşantının sonucunda oluşabilecek ruhsal bir hastalıktır. Travmatik yaşantılar, bir insanın kendisinin ya da başkalarının hayatını ve güvenliğini tehdit eden aşırı tehlikeli veya korkunç durumlardır. Böyle durumlara örnek olarak doğal afetler, ağır kazalar, savaşlar, ölümcül hastalıklar ile bedensel veya cinsel şiddet gösterilebilir. Bir veya birkaç travmatik durumun sonucunda, eğer bir kimsenin kendisi mağdur durumdaysa veya başka bir insanın başına gelen korkunç bir olaya (mesela ağır bir trafik kazasına) tanık olmuşsa, travma sonrası stres bozukluğu TSSB oluşabilir. Travma sonrası stres bozukluğunun hangi belirtileri vardır? Eğer bir insan travmatik bir yaşantının sonucu birçok hafta süresince aşağıda sayılan yakınmalardan dolayı acı çekiyorsa, bu durum travma sonrası stres bozukluğuna işaret edebilir. Tekrar yaşama, kaçınma ve sürekli tehdit altında olma duygusu bu hastalığın tipik belirtisidir. Tekrar yaşama
16.09.2020
1-Haksızlığa Uğramak 2-Engellenme Duygusu 3-Anlaşılamama Düşüncesi             Öfke insandaki savaş ya da kaç bilinçaltı denkleminin açığa çıkmış halidir. İlkel insandan günümüze uzanan bir süreçteki sorunlu durakların ve tramva  geçmişindeki  anıların dışa vurumu ve kendinden kaçmanın bir yoludur. Şiddet insanın hayvani duygularını ön plana çıkarıp uygar ve zeka ürünü uzlaşmadan kaçınarak işin kolayına kaçmanın bir sığınağıdır. ‘Öfkeyle  kalkan Zararla Oturur’-’Öfke Gelir Göz Kızarır ,Öfke Gider Yüz Kızarır’ çünkü bilinmelidir ki İnsanı geçimsiz yapan     Güzelliklerin hepsini yok eden  İlgisizliktir İnsanları birbirine düşman eden  İletişimsizliktir Genel olarak öfke doyurulmamış isteklere, istenmeyen sonuçlara ve karşılanmayan bek­lentilere verilen duygusal tepkidir Öfke diğer duygular gibi son derece doğal, evrensel ve sağlıklı olarak ifade edildiğinde yapıcı ve kişiler arası iletişimi düzeltici olabilen bir duygudur An­cak öfke kontrol edilemeyen ve yıkıcı bir bi­çimde
12.09.2020
Tarihin ilk dönemlerinden itibaren çiftler arası ilişki ve kurulan iletişimde değişmeyen bir kural var sevgi saygı ve anlayışın olduğu her birliktelik huzur verirken, baskının, kısıtlamanın ve anlayışsızlığın olduğu her birliktelik insanın yaşam kalitesini düşüren onu mutsuz eden ve farklı arayışlar sergileyen bir yola dönüşmüştür. Aslında unuttuğumuz bir konu var ‘’Mutluluğa giden bir yol yoktur. Mutluluğun kendisi bir yoldur onu senin inşa etmen gerekmektedir.’’ Anadolu nun merhametli ve naif yaklaşımından bir tanımlamayla Karı-Kıca Eşim olma, karım ol! Bakma daha ilkel durduğuna sen, ruhu vardır kelimelerin. “Karı-koca” “eş”ten daha çok şey anlatır. Hatta belki bize unutulmuş bir şeyi söyler.
08.09.2020
Çocuklara cinsel eğitim vermeye ne zaman başlamalı Cinsel eğitim doğum öncesi dönemde bebeğin cinsiyetinin öğrenilmesiyle başlayıp ergenliğin son dönemine kadar devam eden bir süreçtir. Süreç diyoruz yani 1 kere verilerek bitecek bir olay değildir. Süreklilik arzeden, farklı dönemlerde farklı bilgi ihtiyacını doğurur. Dikkat edilirse doğum öncesi dönemden başlıyor dedik. Peki bu nasıl oluyor?  Anne-baba bebeğin cinsiyetinin öğrenilmesiyle birlikte o cinsiyete uygun tutumlar geliştirmeye başlıyorlar. Örneğin kızsa pembe, erkekse mavi giysilerini alınması gibi. Çocuk doğduğu gibi hem içgüdüsel hem de hazırlanılan tutumlara göre davranmaya başlıyor. Her çocuğun cinsel eğitimde ilk öğrenim yeri ailedir. Bu sorular genelde 3 yaşa civarı gelmeye başlar. Cinsel eğitimin aşamaları var mı? EVET CİNSEL EĞİTİM 3 AŞAMALI BİR SÜREÇTİR. Okul öncesi dönem, Okul dönemi Ergenlik dönemi diye ayırabiliriz.
04.09.2020
Migren, yaşam kalitesini düşüren ve günlük yaşam aktivitelerini kısıtlayan hastalıklardan biridir. Sık görülen bu hastalığın en yaygın belirtilerinin başında ağrı gelir. Ense, şakak ya da göz çevresinden başlayan bu ağrı, hareket ettikçe kötüleşebilir, zonklayıcı karakterle seyredebilir ve bu ağrıya eşlik eden bulantı, kusma, ışık ve sese olan rahatsızlık hissi ortaya çıkabilir. Migrende ataklar halinde seyreden baş ağrısı, üç ay içinde ayda on beş günden fazla sıklıkta olur, her ağrı en az 4 saat sürer ve ayda en az 8 gün migren tipi ağrı yaşanırsa bu "kronik migren" olarak tanımlanır. Migren Tedavisinde kişinin baş ağrılarının sıklığına, şiddetine ve eşlik eden diğer tıbbi durumuna bağlı olarak tedavi planlanır. Migren tedavisinde kullanılan ilaçlar baş ağrısı atakları sırasında ağrıyı ortadan kaldırmada ya da eşlik eden bulantı, kusma gibi belirtileri durdurmada veya sık gelen baş ağrısı ataklarının sıklığını kontrol etmede yardımcı olur.
04.08.2020
 3  ...

Son Güncelleme: Bugün

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam17
Toplam Ziyaret91457
Üyelik Girişi
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.79217.8233
Euro9.29239.3296
Hava Durumu

<script data-ad-client="ca-pub-2967709272430144" async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>