• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/profile.php?id=100005731277518
  • https://twitter.com/dogruonline

Yrd.Doç.Dr.Ömer Doğru

Aile Danışmanı İletişim Uzmanı

Site Haritası
Saat
Takvim

Anasayfa

Hayatımızda mutlu olmanın kriterleri değişmeden hayatımızdaki bir çok ihtiyacın değişmesi ve yeniliğin olması bizi doyumsuzluğa ve dolayısıyla mutsuzluğa itmektedir.Yorgan ve ayak paradigmasını anlamadan farkındalık kanaat ve şükür iklimine girmeden bir insanın mutlu yaşayabilme ihtimali yoktur. 1-Mallarımız arttı, keyfimiz azaldı. 2-Daha büyük evlerde kalıyoruz, daha küçük ailelerde yaşıyoruz. 3-Konforumuz arttı, zamanımız daraldı. 4-Diplomamız bol, sağduyumuz az. 5-Uzmanlıklar arttı, sıkıntılar çoğaldı. 6-İlaçlar peynir ekmek gibi, hastalıklar arttı. 7-Sorumsuzca para harcıyoruz, az gülüyoruz. 8-Trafikte çok hızlıyız, çabuk parlıyoruz. 9-Akşam geç yatıyor, sabah yorgun uyanıyoruz. 10-Az kitap okuyor, çok televizyon izliyoruz, çok konuşuyoruz, az gönül veriyoruz ve çok fazla yalan söylüyoruz. 11-Varlığımız artırdık, değerlerimizi yitirdik.
23.07.2019
Psikoloji dersinde Profesör, elinde, içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı. “Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?” diye sordu. Öğrenciler, ’50gr!’ …. ’100gr!’ …. ’125gr’ cevabını verdiler. “Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem” dedi profesör ve devam etti:“ Ama, benim sorum şu: Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?” - Hiçbir şey - Tamam, peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu? - Kolunuz ağrımaya başlardı. - Haklısın; peki ya 1 gün boyunca tutsam ne olur? - Kolunuz iyice ağrır, adaleniz spazm yapar, belki de çözüm bulmak için hastaneye gitmek zorunda kalırsınız. Sorularına cevap alan profesör, can alıcı noktaya temas etti: - Peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme ortaya çıktı mı? Öğrenciler bir ağızdan cevapladılar: “Hayır.”
12.07.2019
Yürek Yakan Bir Aşkın,özlemin ve vefanın öyküsüdür. Bunu okurken içinizden varımdır bakadur güzel, duru bir sevgi ve iç acıtan destansı aşk. Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç... Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başardılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında.... Sırf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin öbür ucundaki o durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra... Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok mutlu...
08.07.2019
1-Haksızlığa Uğramak 2-Engellenme Duygusu Öfkelenmek doğal bir insani duygudur. Ancak onu yansıtırken şiddet ve nefret dürtüsünü ön plana çıkarıp başkasına zarar verecek şekle sokmak ve insani olan konuşmayı değil şiddeti ön pilana çıkarmak bir ruh hastalığının belirtisidir.Bunu kişilerin sergilemesi daha kolay ve tedavisi imkan dahilinde olan bir durumdur.Bu öfke duygusu toplumun katmanlarına yayılırsa hastalığın tedavisi de telafisi de imkansıza yakın bir şeydir. O nedenledir ki öfkenin toplumsallaşmasının önüne geçilmesi lazım. Yoksa Duygusal Kopuş ve Gönül Ayrılığı başlar ki bu çok tehliklei bir yoldur.Bunu aşmak için öncelikle nedenlerini bilmek ve ona göre davranış sergilemek en doğru ve en sağlıklı yoldur. Suçu ferdileştirmek, sevinci ve hüznü toplumsallaştırmaktır esas olan İnsanı geçimsiz yapan Sevgisizliktir. Güzelliklerin hepsini yok eden İlgisizliktir İnsanları birbirine düşman eden İletişimsizliktir
05.07.2019
OKURKEN ÇOK DUYGULANDIM Hem Ağladım Hem Üzüldüm Hem de Şükretim Ertesi gün ameliyat olacağı için gündüzden bütün evi dipten bucaktan temizlemiş, pırıl pırıl yapıp duşunu almış ve biraz uyumak için yatağına uzanmıştı. Annesi bir kadının evi her zaman temiz olmalı temizlik diriye de ölüye de lazım derdi. Annesi aklına gelince dudaklarına acı bir tebessüm gelip yerleşti ve içinden, haklısın canım annem bak ben de evimi temizledim ölürsem herkes evimi temiz görecek, yaşarsam da kendim evime gelip tertemiz oturacağım diye düşündü. Son zamanlarda hiç iyi değildi yemek yiyemiyor, hızla kilo kaybediyordu. Gittiği doktorlar, karaciğer kanserisin mecburen ameliyat olman lazım demişlerdi. İlk önce kabul etmemiş gittiği yere kadar demiş ama ağrıları dayanılmaz olunca mecburen kabul etmişti. Oğluna üzülmesin diye kanser olduğunu söylememişti.
02.07.2019
 3  ...

Son Güncelleme: Bugün
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam9
Toplam Ziyaret61345
Üyelik Girişi
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.87655.9000
Euro6.52106.5471
Hava Durumu