• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/dogruterapimerkezi/
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=05415447199
  • https://twitter.com/omer_dogru_DTM
  • https://www.instagram.com/omerdogru__/
  • https://www.youtube.com/playlist?list=PLJnHTMK0IIkjTbwV9pQk32spz17oSki5o

Yrd.Doç.Dr.Ömer Doğru

Aile Danışmanı İletişim Uzmanı

Site Haritası
Saat
Takvim

Anasayfa

Migren, yaşam kalitesini düşüren ve günlük yaşam aktivitelerini kısıtlayan hastalıklardan biridir. Sık görülen bu hastalığın en yaygın belirtilerinin başında ağrı gelir. Ense, şakak ya da göz çevresinden başlayan bu ağrı, hareket ettikçe kötüleşebilir, zonklayıcı karakterle seyredebilir ve bu ağrıya eşlik eden bulantı, kusma, ışık ve sese olan rahatsızlık hissi ortaya çıkabilir. Migrende ataklar halinde seyreden baş ağrısı, üç ay içinde ayda on beş günden fazla sıklıkta olur, her ağrı en az 4 saat sürer ve ayda en az 8 gün migren tipi ağrı yaşanırsa bu "kronik migren" olarak tanımlanır. Migren Tedavisinde kişinin baş ağrılarının sıklığına, şiddetine ve eşlik eden diğer tıbbi durumuna bağlı olarak tedavi planlanır. Migren tedavisinde kullanılan ilaçlar baş ağrısı atakları sırasında ağrıyı ortadan kaldırmada ya da eşlik eden bulantı, kusma gibi belirtileri durdurmada veya sık gelen baş ağrısı ataklarının sıklığını kontrol etmede yardımcı olur.
04.08.2020
Ruhsal travmaya yolaçan olaylar: ·         Savaşlar, patlamalar ·         Afetler (deprem, sel, yangın) ·         Saldırı, tecavüz, işkence ·         Kazalar ·         Aile içi şiddet ·         Çocuklukta yaşanan taciz Ruhsal Travma Nedir? Kişiyi aşırı korkutan, dehşet içinde bırakan, çaresizlik yaratan, çoğu kez olağandışı ve beklenmedik olayların yol açtığı etkilere ruhsal travma diyoruz. İnsan hayatında sıkıntı ve üzüntü yaratan pek çok olay olur, ancak bunların tümü ruhsal travma yaratmaz. Olay:  -korku, dehşet veya çaresizlik hissi yaratmışsa,  Olayda: -kişinin kendisinin veya yakınının ölüm veya yaralanma tehlikesi varsa ruhsal travma olarak adlandırılır. Bu tanımlamaya göre ileri yaşta bir yakınımızın yıllarca süren bir hastalık sonrasında ölümünün ruhsal travmaya yol açma ihtimali daha düşük iken, insanın bir yakınını beklenmedik biçimde –örneğin trafik kazasında- kaybetmesi daha fazla travmatik etki yapar.
25.07.2020
Hepimiz yaşamlarımızın bir noktasında nevrotik davranışlar sergilediğimiz suçlamasıyla karşı karşıya kalırız. Bunun sebebi bir örümcekten korkmak da olabilir, mutfak tezgahına düşmüş olan bir şeyi yemeyi reddetmek de olabilir. Çoğu durumda nevrotik davranışlar tiklerden veya kişilik özelliklerinden daha ciddi şeyler değildirler. Fakat bazı insanlar için nevrotik bozukluklar yaşamın her alanında etkisini gösteren ciddi zihinsel sağlık problemleri haline gelirler.  Nevrotik Kişilik Nedir? Nevrotik bozukluk belirtileri gösteren insanlar genelde nevrotik kişiliğe sahip olarak tanımlanırlar. Nevrotik bozukluk terimi çevresel faktörlere adapte olmakta zorlanma gibi pek çok konuyu içeren bir rahatsızlıklar grubunu içine alan geniş bir kavram olarak karşımıza çıkar. Bu rahatsızlıklar grubuna genelde nevrotik bozukluklar denilir ve anksiyete, güvensizlik, fobiler ve depresyon gibi belirtiler ile karakterize edilir. Nevroz genel olarak nevrotik bozukluğun hafif bir türü olarak görülür.
18.07.2020
Panik ataklar aniden ortaya çıkan çok şiddetli kaygı nöbetleridir. Genellikle bir tetikleyici ile başlar. Bu tetikleyiciler kişinin korku duyduğu bir uyaran olabileceği gibi hafif bir çarpıntı, nefes açlığı, uyuşma hissi, sindirim sistemi belirtileri vs. gibi bedensel duyumlar da olabilir. Kişi bedensel duyumlarına odaklanır. Bu odaklanma duyumları daha belirgin ve şiddetli algılamasına neden olur. Beraberinde bu belirtilerin ciddi bir hastalığın ya da tehlikeli bir durumun işareti olarak düşünülmeye başlanır. Bu kaygıya, korkuya hatta giderek dehşete dönüşebilir. İnsanın kaygısının artması anksiyetenin fizyolojik tepkilerinin ortaya çıkmasının yolunu açar. Bu fizyolojik tepkiler: Kalpte hızlanma, ağız kuruması, nefesin hızlı ve kesik kesik olması, terleme, titreme, ellerde ayaklarda uyuşma, baş dönmesi, bulantı, kendi bedeninden ayrılıyormuş, ona yabancılaşıyormuş hissi, çevreye yabancılaşma hissi gibi belirtilerdir.
15.07.2020
Surat asmayı, kaşlarımızı çatmayı, bağırıp çağırmayı, stres yapmayı, ön yargılı olmayı, hüzünlenmeyi, eleştirmeyi, hep kötü ihtimalleri beklemeyi alışkanlık haline getirmişiz, iyimserlikleri rafa kaldırmış, dolaplara saklamışız... Asık suratla yaşamayı tercih ediyoruz, basit bir gülümsemeyi kendimize ve çevremizdekilere çok görüyoruz... Geçmişle ilgili olarak, aklımıza hep yaşanan kötü şeyleri getiriyoruz... Yaşanan güzellikler nedense aklımıza pek gelmiyor..... Olumsuzluk üretilen meclisleri terk edip kalkmak yerine, orada oturup onları dinlemeyi tercih ediyoruz... Hep oturuyoruz... Hep daracık evlere ve ofislere sıkışmış kalmışız. Tatil gününde AVM lere gidiyoruz. Aklımıza doğaya çıkmak, bir akşam yürüyüşü yapmak nedense pek gelmiyor. Birilerinin evine gittiğimizde kendi evimizle onun evini karşılaştırıyoruz. Ne güzel bak gezmeye gelmişsin, anın tadını çıkarıp stresini atsana... Hayır... Kendi evimizdeki eksiklikler kafamıza takılıyor... Evimizdeki FAZLALIKLARI nedense kafaya takmıyoruz... 🤔
27.06.2020
 1  ...

Son Güncelleme: Bugün
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam22
Toplam Ziyaret82360
Üyelik Girişi
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.29457.3237
Euro8.57908.6134
Hava Durumu