• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/profile.php?id=100005731277518
  • https://twitter.com/dogruonline

Yrd.Doç.Dr.Ömer Doğru

Aile Danışmanı İletişim Uzmanı

Site Haritası
Saat
Takvim

Anasayfa

Su bütün inanç ve felsefelerde önemli ve ayırtedici bir ilham kaynağı ve dilsiz bir Murşit dir. Sufizim de bu daha öne çıkan bir ayırt edici ve teskin edici varlıktır. Türkçe de Su ya dair çok önemli deyim ve atasözlerimiz vardır. ''Suyuna Gitmek'' Suyu Bulandırmamak''Su Gibi aziz Ol'' Su Akar Yolunu Bulur'' gibi Suyun doğası bir felsefe anlatır. Mesela dağdan akan suyu düşünün. En az direnç gösteren yolu seçer akmak için. Yani önüne bir kaya çıkacak olursa onunla uğraşmaz, kayayla mücadele etmez, etrafından dolaşıp devam eder akmaya. Suyun bu doğasından alınan ilhamla şöyle der Sufiler: “Seninle uğraşan hiç kimseyle uğraşma, eğer uğraşırsan onunla aynı yerde kalırsın. Etrafından dolanıp devam et yoluna.” Diyelim ki dağdan akan su önüne çıkan kayanın etrafından dolaşamayacak bir yola denk geldi. O zaman ne yapar, birikip üstünden aşar. Yok eğer bu da olmuyorsa sabırla kayayı damla damla delmeye başlar. Kayayı delmeyi başaran suyun kuvveti değildir tabii ki, damlaların sürekliliğidir
28.05.2020
Toplumumuzda çocukların gelişimi ve eğitimi konusunda yeteri kadar özen gösterilmediği ve teknolojik imkankanların gelişmesiyle öz güven ve mahrem alan kavramının yeterince kavratılmadığı görülmektedir Çocukların kendisine karşı yapılabilecek davranışları ayırt etmeye ve sakıncalı olanlara karşı koruması için verilecek eğitimlerin çok erken yaşta başlaması gerekmektedir. Bilinç ve özgüvenin ,temkin ve özgürlüğün dengesinin iyi korunması ve Farkındalık oluşturulması sağlanmalıdır. İlk olarak ebeveynler çocukların ben sınırlarına özen göstermeli. Özellikle 3 yaşından sonra izin alınarak öpülmesi, eşya ve oyuncakları için izin istenmesi, odasına girerken kapısının çalınması çocuklara ben sınırlarının öğretilmesi açısından oldukça önemlidir. 3 yaşından sonra giyinirken, soyunurken, tuvalette ve banyodayken çocuğunuzun izin almasını sağlayın ki sizin de ben sınırlarınız olduğunu öğrensin.
20.05.2020
İnsan beyni sadece 1,4kg olmasına rağmen biraz karmaşık bir yapıdır. Peki insan beyni nasıl çalışır, nasıl karar verir, belki tüm bu sorulara tamamen bir cevap bulamayacağız ama üzerinde çok konuşacağız gibi görünüyor. Nasıl biri olacağımıza karar vere şey nedir? Genler. Genlerimiz mi ne kadar zeki olacağımız, hangi meslekleri yapacağımızı, akşam yemeğinde ne yiyeceğimizi belirliyor? Nasıl şekilleneceğimizi anne-babamız, akranlarımız ya da hayran olduğumuz yıldızlar mı belirliyor? Genlerin ve çevrenin insan üzerindeki etkisini araştırmanın bir yolu genleri tamamen aynı olan tek yumurta ikizlerini incelemek olmuştur. Bilim adamları tek yumurta ikizlerini matematik kabiliyetinden kansere yatkınlık konularına kadar genlerin etkisini araştırıyorlar. Tek yumurta ikizlerinin çocukluktan erişkinliğe kadar incelenmesi konusunda bugüne kadar sadece bir çalışma yapılmıştır ve sonuçlarını ancak 2066 da öğrenebileceğiz.
15.05.2020
Fibromiyalji, kaslarda ve kemiklerde görülen yaygın ağrı, hassasiyet alanları ve genel yorgunluk ile karakterize kronik bir rahatsızlıktır. Belirtiler subjektiftir ve herhangi bir testle ölçülemez. Hastalığın bilinen net bir nedeni yoktur ve bu sebeple sıklıkla başka hastalıklarla karıştırılır. Fibromiyalji nedenleri nelerdir?  Fibromiyaljiye neyin yol açtığı henüz tam olarak saptanamamıştır. Fakat uzun yıllar süren araştırmalar neticesinde bazı faktörlerin hastalığı tetiklediği anlaşılmıştır. Bu faktörler arasında şunlar bulunur: Enfeksiyonlar: Daha önceden geçirilmiş çeşitli enfeksiyon hastalıkları fibromiyaljiyi tetikleyebilir veya belirtileri kötüleştirebilir. Genetik faktörler: Fibromiyalji sıklıkla aile üyeleri arasında daha sıktır. Araştırmacılar, bazı genetik mutasyonların fibromiyalji gelişiminde rol oynayabileceğini düşünmektedir. Fakat hastalıkla ilgili genler henüz tanımlanmamıştır.
16.04.2020
Özellikle doğal afetler göz önüne alındığında, yaşanan bir afet sonrası mağdurlar yaklaşık % 10-15 olaydan çok kısa bir süre sonra toparlanır; olayın etkileriyle başa çıkabilir ve hatta “lider” rolü üstlenebilir. Yaklaşık %70 gibi bir bölümü ise olaydan etkilenir ve “stres tepkileri” gösterir. Bu gruba giren kişilere yapılacak her tür destek ve özellikle psikososyal destek çalışmaları çok önemlidir. Kişilerin vermiş oldukları “stres tepkileri”nin uzun ya da kısa süreli olması kendilerine verilebilen destekle doğru orantılıdır. Geriye kalan %10-15 gibi bir bölüm ise travmatik olaylardan uzun süreli olarak etkilenir. Yaklaşık rakamlarla verilen bu oranlar insan eliyle oluşan travmatik olaylarda daha farklı oluşmaktadır. Her üç kişiden biri, hayatlarının belli bir evresinde, travmatik bir olaya maruz kalır. Travma Sonrası Stres Bozukluğu TSSB bunlardan % 10-15’ini etkilemektedir. Bununla birlikte çoğu kişi Travma Sonrası Stres Bozukluğu TSSB yaşasa bile, bu konuda bir yardım almamıştır.
03.04.2020
 1  ...

Son Güncelleme: Bugün
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam64
Toplam Ziyaret77310
Üyelik Girişi
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.80116.8283
Euro7.56717.5974
Hava Durumu